egebit
Yazılım13 Ağustos 20263 dk okuma

İzmir'de uzaktan çalışan yazılımcı olmanın matematiği

Yurt dışına uzaktan çalışan geliştiriciler için asıl soru saatlik ücret değil, o ücretin ne kadarının cebe kaldığı. Karar vermeden önce netleştirilecek kalemler.

İzmir'de son yılların en sık konuşulan kariyer hamlesi, yerel bir şirketten çıkıp yurt dışına uzaktan çalışmaya geçmek. Konuşmanın merkezinde neredeyse hep tek bir sayı var: saatlik ya da aylık ücret.

Oysa bu sayı, kararın yalnızca girdisi. Çıktı, o paranın ne kadarının size kaldığı ve bunun ne kadar sürdürülebilir olduğu.

Brüt ücret ile eline geçen arasındaki mesafe

Yurt dışına uzaktan çalışırken gelirle cep arasına giren tipik kalemler:

  • Platform / aracı komisyonu (varsa)
  • Para transfer ve kur dönüşüm maliyeti — küçük görünür, yıllıkta birikir
  • Vergi ve muhasebe — yapıya göre çok değişir
  • Muhasebeci ücreti — sabit aylık gider
  • Kendi sosyal güvenlik primi — işveren ödemiyorsa size ait
  • Ekipman, internet, elektrik, ofis — evden çalışmanın görünmeyen bedeli
  • Ödenmeyen zaman: müşteri arama, teklif yazma, fatura takibi

Bu listeyi doldurmadan yapılan "yerel maaşımın üç katı" karşılaştırması genelde yanıltıcı çıkıyor. Gerçekçi bir karşılaştırma için brütü değil, 12 aylık net toplamı yan yana koymak gerekiyor.

Yapı seçimi: acele edilmemesi gereken karar

Türkiye'de yurt dışına hizmet satan bir yazılımcı için birkaç farklı yapı mümkün: şahıs şirketi, limited şirket ya da duruma göre farklı kayıt biçimleri. Hangisinin uygun olduğu; yıllık ciro tahmini, gider yapısı, çalışan alıp almayacağınız ve müşterinin faturayı nasıl istediğine göre değişiyor.

Burada internetten okunan bilgiye güvenmek pahalıya patlıyor, çünkü:

  • Yazılım/hizmet ihracatına dönük istisna ve indirim uygulamalarının koşulları dar yorumlanıyor ve zamanla değişiyor.
  • Yanlış kurulan bir yapıyı düzeltmek, doğru kurmaktan pahalı.
  • Müşavir seçimi burada teknik bir karar: yurt dışı hizmet ihracatı deneyimi olan bir müşavir ile olmayan arasındaki fark, yıllık gelirde ölçülebilir seviyede.

Yapılacak doğru şey: iki farklı müşavirle görüşüp, tahmini cironuzla birlikte yazılı bir karşılaştırma istemek.

Sürdürülebilirlik tarafı

Para hesabı kadar önemli ama daha az konuşulan üç konu:

Tek müşteri riski. Uzaktan çalışan geliştiricilerin çoğu tek müşteriyle çalışıyor. Bu, aslında maaşlı çalışmanın tüm riskini taşıyıp hiçbir güvencesini taşımamak demek. Sözleşmede fesih bildirim süresine bakın — 2 haftalık bildirim ile 2 aylık bildirim arasındaki fark, bir yıllık gelir güvencesi farkı.

Kur riski iki yönlü. Döviz geliri iyi hissettiriyor ama giderleriniz TL. Kur hareketleri lehinize olduğunda kimse bunu risk olarak görmüyor; aleyhe döndüğünde gelir planı çöküyor. Basit önlem: gelirin bir kısmını döviz olarak tutmak ve aylık bütçeyi ortalama kurla değil muhafazakâr bir kurla kurmak.

İzolasyon. Bu, İzmir gibi şehirlerde en çok hafife alınan kalem. Tek başına, uzak bir ekiple, farklı bir zaman diliminde çalışmak birinci yıl heyecanlı, üçüncü yıl yorucu oluyor. Ortak çalışma alanı, düzenli buluşma ya da yerel bir topluluk, kariyerin devamlılığı açısından ekipman kadar gerçek bir ihtiyaç.

Karar için basit bir tablo

Geçiş kararını verirken şu iki sütunu doldurun:

Mevcut iş Uzaktan iş
Yıllık net gelir
Sosyal güvenlik işveren ödüyor ?
Yıllık izin karşılığı var yok (çalışmadığınız gün gelir yok)
Gelir kesintisi riski düşük müşteri sayısına bağlı
Öğrenme / kariyer ekipten kendinizden
Aylık sabit gider müşavir + araçlar

İki sütun arasındaki fark, yalnızca ilk satırda büyükse karar kolay değil. Fark ilk satırda ve son satırda lehinize ise, geçiş genelde sağlam bir karar oluyor.

Sonuç

Uzaktan çalışmaya geçiş İzmir'de çalışan bir yazılımcı için gerçek ve ulaşılabilir bir seçenek. Ama iyi bir karar olması, ücretin büyüklüğüne değil, ikinci müşterinin var olup olmadığına ve yapının doğru kurulmuş olmasına bağlı.

Bunlar da ilgini çekebilir